x

Bitkisel Tedavi

Belgelerimiz  bitkiseltedavi.com satış

Adaçayı, Salbei, Salvia officinalis

Diğer Adları:
Adaçayı, Salbei, Salvia officinalis L.
Şifalı Adaçayı
Tıbbi Adaçayı

Familyası:
Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse, Lamiaceae (Labiatae)

Drugları:
Adaçayı yaprağı; Salviae folium
Adaçayı eter yağı; Salviae aetherolaum

Adaçayının yaprakları ve çiçekleri çay ve lapa yapımında, eter yağı (hülasası=uçucu yağı), natürel ilaç ve aroma tedavisinde kullanılır.

Giriş:
Adaçayının 700 türü olduğu ileri sürülmektedir ve bunlardan en önemlileri Tıbbi Adaçayı; Salvia officinalis, Dallı Adaçayı; Salvia triloba, Misk Adaçayı; Salvia sclerea, Yüksük Adaçayı; Salvia sideritis ve İspanya Adaçayı; Salvia lavandulitolia ve de Çin Adaçayı; Salvia miltiorrihiza’yı sayabiliriz. Tıbbi Adaçayının yetiştiği yöreye göre çeşitli alt türleri vardır ve bunlardan en önemlileri; Dalmaçya Adaçayı, Türk Adaçayı, Arnavut Adaçayı ve İtalyan Adaçayını sayabiliriz. Adaçayının bulunuş tarihi çok eski olup ilk Seydenham 1717’de veremlilerde görülen gece terlemesine karşı kullanmış ve başarılı sonuçlar elde etmiş. Onu takip eden Ferranini şeker hastaları üzerinde yaptığı deneylerde Adaçayının kandaki şekeri düşürdüğünü tespit etmiştir. (0.Leseer.557) ve bu araştırmaları diğer araştırmalar takip etmiştir. Adaçayının vatanı Balkanların sahile yakın bölgeleri Dalmaçya, Arnavutluk ve Trakya olup, bura¬dan önce bütün Akdeniz bölgesine ve zamanla ılıman ve subtropik ülkelere yayılmıştır. Günümüzde Almanya’da dahi çok yaygın olarak Adaçayı yetiştirilmektedir.

Botanik:
Adaçayı 40-80cm boyunda, dikine yükselen yarı çalımsı şekilde bir kökten çıkan gövde oldukça çok çatallaşarak bir küme oluşturur. Yaprakları oval, uçlara doğru sivrice, 4-10cm uzunluğunda, 1-4cm eninde kenarları kalkık, üzeri pürtüklü, grimsi yeşil renkli, alt yüzeyi ise boz renklidir ve keçemsi tüylüdür. Çiçekleri uzunca bir sap üzerinde boğumlarda 5-10’u bir arada bulunur. Çiçeklerin kupa yaprakları taç yapraklarını kavramış olup kahverengimsi kiremit renkli uç kısımları sivricedir. Çiçeklerin taç yaprakları iki dudaklı (çenekli) olup alt dudak üç loplu, üst dudak tek, eflatun, açık mor veya leylaki renktedir.

Yetiştirilmesi:
Almanya gibi oldukça soğuk sayılabilecek ülkede yetişen bitki Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetişebilir. Soğuk olan bölgelerde bitki donmasın diye üzeri çam dalları ile örtülür. Adaçayını süs bitkisi gibi balkonda da yetiştirmek mümkündür. Ben şahsen yıllardır balkonda Ada-çayı yetiştirmekteyim. Türkiye’de Adaçayı diye satılan çay Hakiki Adaçayı olmayıp genellikle Dallı Adaçayı satılmaktadır.

Hasat zamanı:
Adaçayının yapraklarındaki eter yağı türevleri çiçek açmadan önce en yüksek orandadır. Bu nedenle Adaçayı yaprakları Nisan-Mayıs aylarında toplanıp kurutulur ise daha kaliteli drug elde edilir. Fakat Kasım’a kadar da yaprakları toplanarak kurutulabilir. Adaçayı yapraklarını kuruturken sıcaklığın 35˚’yi geçmemesi gerekir. Çünkü bu dereceden sonra bitkinin birleşimindeki eter yağı türevleri buharlaşarak yok olur.
Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır. Birleşimi: Adaçayı yaprağının birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Eter yağı türevleri %1-3,5 arasında olup en önemlileri; %30-60 ile Thujon (α-ve B-Thujon), %8,4-24 Campher, %8,4-24 Cineol (Sineol) ayrıca az miktarda α-Pinen, B-Pinen Camphen, Caryophyllen, α-Humulen, Borneal ve Bornylasetat içerir.
b) Hidroksisinamikasit türevleri %3-7 oranında olup en önemlisi; Rusmarinasit ve az miktarda Chlorogenasit, Kaffeasit, Caffeoilasit ve Neochlorogenasit
c) Flavonitler; Apigenin-7-O-B-D-glikozit, Luteolin-7-O-B-D-glikozit, Genkwanin, Genkwnin-6-metil eter, Hispidulin ve 6-Hidroksiluteolin
d) Diterpenlerden; Carnosal, Carnosal asit, Rosmonol ve Safficinolid
e) Triterpenler %2-5 oranında olup en önemlisi Ursolasit olup ayrıca Oleanolasit, Crataegolasit, Pomalatasit ve Germaicol
f) Ayrıca az miktarda Demir, Magnezyum, Çinko ve C-vitamini içerir.

Adaçayının birleşimindeki maddeler bitkinin yetiştiği ülkeye göre farklılık gösterir;
1) İtalyan Adaçayı; %14-36 Thujon, %16-30 Cineol (Sineol) ve %7-21 Pinen içerir.
2) Türk Adaçayı %30-50 Thujon, %10-20 Cineol (Sineol) ve %7,5-12,5 Borneol içerir.
3) Dalmaçya Adaçayı; %30-60 Thujon, %8,4-24 Campher ve %8,4-24 Cineol içerir.

Bunlar içinde Türk Adaçayı en kaliteli Adaçayıdır. İspanyol Adaçayı Thujon içermediğinde en kalitesiz olanıdır. Dallı Adaçayı da az miktarda Thujon içerdiğinden aynı etkiye sahip değildir.

Araştırmalar:
Hem Homeopati uzmanları tarafından hem de modern klinik araştırmaları yapılmış ve neticede birçok rahatsızlığa karşı etkili olduğu tespit edilmiştir ve bunlardan bazıları;
1) Adaçayının çiçeklerinden elde edilen ekstraktla 48 tedavi merkezinde 300 hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Tedavi edilen has-talarda önceden %91,7’sinde Dermansızlık, %51,6’sında iştahsızlık, %31,6’sında kanında demir eksikliği ve %30,6’sında nefes yolları iltihapları tespit edilmiştir. Tedavi süresinin sonunda hastaların duru-munda iyileşme görülmüştür. (ZP.3.91.129)
2) 47 veremli hastada görülen gece terlemesine karşı Adaçayı yaprak ekstresi ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların gece terlemesi normale dönmüştür. (HHB.VI.557)
3) Kemeler üzerinde tedavi denemesi yapılmış ve kemeler iki gruba ayrılarak bir gruba Adaçayı yaprak çayı verilirken diğer gruba sadece su verilmiştir. Adaçayı yaprak çayı alan kemelerde tansiyon düşür-düğü tespit edilmiştir. (HHB.VI.557)
4) Şeker hastaları üzerinde Adaçayı yaprak çayı ile yapılan tedavi denemesinde şekeri düşürdüğü tespit edilmiştir. (HH.557)
5) Ağustos 1985’te bademciklerim şişince KBB doktoruna gittim ve o da hemen ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ben bir ay süre istedim ve bu süre içinde Adaçayı yaprağı çayı içtim ve doktora tekrar kontrole gittiğimde adeta ameliyat olmuş gibi şişlikler yok olmuştu.
6) Ağustos 1996’da tekrar Adaçayının yaprak çayını uzun süre içtim. Adeta titriyor ve sürekli üşüyordum ve sebebini araştırdığımda Adaçayının uzun süre içilmesi halinde üşümeye neden olduğunu öğrendim. Çünkü birleşimindeki thujun vücutta birikmekte ve hormon dengelerini bozmaktadır.
7) Bir tanıdığımın çocuğu (10 yaşında) bademciklerden ameliyat olması gerekiyordu. Çocuk doktorları hastanede yer olmadığından 3-4 hafta beklemesini ve bu süre içinde antibiyotik almasını söylemişlerdi. Ben,tanıdığa çocuğa günde 3 defa bir bardak Adaçayı içirmesini tav-siye ettim ve ameliyat günü doktor çocuğu muayene edince hayretler içinde kalmış ve bu nasıl oldu da böyle iyi olmuş demiş.
8) Elazığlı bir iş arkadaşımın dişetleri mosmordu, kanıyormuş ve ben ona Turunçgillerden yemesini ve Adaçayı çayını içmesini söyledim. O da buna 3 hafta uymuş ve tekrar gördüğümde durumunun çok iyi olduğunu söyledi.
9) Şamil’in ateşi (1yaşında) ve harareti 6.6.1998’de saat 13.00’de yük-selmişti. Ben hemen ateşini düşürmek için Boğan tentürü ve hararetini düşürmek için Adaçayı çayından verdim. Çocuğun durumu 10-15dk sonra normale döndü.
10) Güneydoğu Anadolu’da insanlar sıcaktan damda yatıyorlar ve dam¬dan düşerek ya sakat kalıyorlar ya da ölüyorlar. Adaçayının çayını içseler hararetleri yükselmez ve de damda yatmalarına gerek kal¬maz.
11) Başım ateş gibi yanıyor ve nefes almakta zorlanıyordum. Geçen sene ve daha evvel ki sene de aynı şekilde rahatsızlandım. Bu defa Adaçayı içmeye karar verdim ve içtim. (02.04.02) Bugün (03.04.02) daha iyiyim.
12) 04.04.02 Perşembe günü ev doktoruna gittim ve doktor alerjik astıma karşı hap ve sprey yazdı. Bende bir de tansiyonumu ölçmesini söyledim ve ölçtüğünde 184/104 olduğunu tespit etti ve nabızım da 105’ti. Doktor çok yüksek olduğunu söyledi. Bende 1lt Adaçayı yapıp içine limonu keserek doldurdum ve içtim. Bugün eczanede tasni-yonumu ölçtürdüğümde 149/91 olduğunu ve nabzımın da 90 olduğunu öğrendim. Görüldüğü gibi Limonlu Adaçayı (Türkiye’de Adaçayı diye satılan çaylar gerçek değildir.) ile bir günde çok şey değişti.

Tesir şekli:
İltihapları önleyici, balgam söktürücü, hazmettirici, terlemeyi önleyici, süt salgılanmasını önleyici (emzirmeyi kesmek isteyen anneler için), dezenfekte edici, antiseptik, damarları büzücü ve krampları önleyicidir.

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre aşırı terleme, gece terlemesi (veremli hastalarda görülür), yüksek tansiyon, şeker hastalığı, dermansızlık, kansızlık, bademcik iltihaplanması ve nefes yolları rahatsızlıklarına karşı kul-lanılır.
b) Komisyon E’nin 15.05.1985 tarih ve 90 nolu ve de 13.03.1990 tarih ve 50 nolu Monografi bildirisine göre Adaçayı yaprak çayı, eter yağı, ekstresi veya tentürü başta haricen; ağız ve yutak iltihaplarına, dahilen; sindirim rahatsızlıkları ve aşırı terlemeye karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
c) Aromaterapisinde; Adaçayı eter yağı, dişeti, ağız, yutak ve bademcik iltihaplarına, aşırı terleme ve sindirim rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Ayrıca sütten kesilmek isteyen emzikli anneler Adaçayını içerse sütten kesilirler.
d) Halk arasında; özellikle Türkiye’nin sıcak geçen yazlarında damda yatmak zorunda olanlar ya sakat kalmaktalar veya ölmekteler. Şayet bu Adaçayının çayını içseler o sıcak insanlara pek dokunmaz. Adaçayı bademcik, dişeti, ağız içi ve yutak iltihap ve yaralarına, aşırı terleme, hararet, şeker hastalığı, dermansızlık, demir eksikliği, sindirim rahatsızlıklarından; şişkinlik, tıkanma, kokuşma, bağırsak iltihapları, el ve ayaklarda terleme, sancılı adet hali ve beyaz akıntıya karşı kullanılır. Ayrıca sütten kesilmek isteyen annelerin sütünü daha kısa sürede keser.

Çayı:
Bir kahve kaşığı kurutulmuş veya taze Adaçayı yaprağı dem¬liğe konur ve üzerine 200-300ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

Çay Harmanları:

Gökçek ağız ve yutak hastalıklarına karşı çay;
>35 gr Adaçayı yaprağı
>35 gr Papatya çiçeği
>10 gr Arnika çiçeği
>20 gr Çoban üzümü

Gökçek ağız ve yutak hastalıklarına karşı çay;
>30 gr Adaçayı yaprağı
>30 gr Papatya çiçeği
>30 gr Beşparmak kökü
>10 gr Arnika çiçeği

Gökçek mide çayı (sinirsel);
>25 gr Mercanköşk otu
>25 gr Adaçayı yaprağı
>25 gr Nane yaprağı
>25 gr Lavanta çiçeği

Gökçek Ağız içi ve yutak çayı (farenjit);
>30gr Beşparmak kökü
>30gr Meşe kabuğu
>20gr Adaçayı yaprağı
>20gr Papatya çiçeği

Gökçek Kadın çayı (vajina yıkama için):
>25 gr Adaçayı yaprağı
>25 gr Papatya çiçeği
>25 gr Meşe kabuğu
>25 gr Atkuyruğu otu

Gökçek ishal çay (çocuklar için);
>25 gr Hamamelis yaprağı
>25 gr Böğürtlen yaprağı
>20 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Papatya çiçeği
>10 gr Nane

Açık yaralara karşı çay (lapası da yapılır);
>20 gr Karakafes kökü
>20 gr Sefa çiçeği
>20 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Meşe kabuğu
>20 gr Beşparmak kökü

İltihaplı yaralara karşı çay (lapası da yapılır);
>20 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Altın başak otu
>20 gr Çobançantası otu
>20 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Kekik otu

Süt salgılanmasını azaltıcı çayı (çocuğunu emzirmeyi bırakan anneler için);
>40 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Şerbetçi kozalağı
>20 gr Kaz otu
>10 gr Ceviz kabuğu
>10 gr Mürver çiçeği

Süt salgılanmasını azaltıcı çayı (çocuğunu emzirmeyi bırakan anneler için);
>40 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Mürver çiçeği
>20 gr Şerbetçi kozalağı
>20 gr Kaz otu

Bademcik iltihaplanması çay (gargarası için);
>30 gr Adaçayı yaprağı
>25 gr Beşparmak kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>10 gr Arnika çiçeği
>10 gr Kekik otu
>5 gr Şerbetçi otu kökü

Kadınlardaki beyaz akıntı çayı;
>20 gr Gül hatmi
>20 gr Ballıbaba çiçeği
>20 gr Aslanpençesi otu
>20 gr Oğulotu yaprağı
>10 gr Civanperçemi otu
>10 gr Adaçayı yaprağı

Aşırı terlemeye karşı çay;
>20 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Zufa otu
>20 gr Aslankuyruğu otu
>20 gr Altın başak otu
>10 gr Şerbetçi kozalağı
>10 gr Atkuyruğu otu

Gökçek Kadın rahatsızlıkları çayı;
>25 gr Adaçayı yaprağı
>25 gr Nane yaprağı
>25 gr Papatya çiçeği
>25 gr Oğul otu yaprağı

Sirkesi:
Adaçayı yaprağından 20gr bir şişeye konur ve üzerine 80ml sirke ilave edilerek güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. bu sirkeden günde 3-5defa 1 kahve kaşığı alınır.

Aromaterapisi:
Adaçayı yapraklarından bir kısım su buharı ile damıtılmasından (destilasyon) elde edilen eter yağı (hülasası=ekstresi, uçucu yağı), Aromaterapisinde kullanılır. En kaliteli Adaçayı eter yağı Dalmaçya (Hırvatistan, Bosna) Adaçayından elde edilen yağdır ve onu Türk ve Bulgar Adaçayı yağları takip eder. Adaçayı yağından 2-3damla bir kesme şekere, bir parça ekmeğe veya bir kahve kaşığı kaymağa damlatılarak alınır.

Yan tesirleri:
Adaçayının birleşimindeki Thujon’un çok sert ve etkili olması nedeni ile hamile kadınların kullanmaması gerekir. Uzun süre Adaçayı içilmesi halinde Ağustos’ta bile kişinin başı buzdolabında imiş gibi üşüme hisseder. Ağustos 1996’da kendi üzerimde denedim.

B) Dallı Adaçayı, Türkischer Salbe, Salvia Triloba
Elma otu
Dağ elması
Elma Adaçayı

Familyası:
Ballıbabagillerden, Lippenblüttengewâchse, Lamiaceae (Labiatae)

Drugları:
Dallı Adaçayı yaprağı; Salviae trilobae folium
Dallı Adaçayı eter yağı; “ “ aetheroleum

Dallı Adaçayının yapraklarının çayı yapılır ve eter yağı Elma yağı diye anılır.

Botanik:
Ben Antalya Kaş ve Frankfurt botanik bahçesinde fotoğraflarını çektim. Türkiye’deki ve Almanya’daki iklim şartları nedeni ile bitki o kadar farklılık gösteriyor ki bilmeyenler bu iki bitkiyi iki farklı tür zannederler. Türkiye’nin Marmara, Ege ve Akdeniz bölgesinde yabani olarak yetişir. Yaprakları boz renkli, kenarları kalkık, yanlarda küçük birer yan yaprakları vardır. Dallarının üst kısımlarındaki yaprak saplarının dibinden çıkan bir sap üzerinde 5-10adet çiçek bulunur ve bunun gibi 5-10adet çiçek demeti bulunur. Çiçekleri pembemsi eflatun renklidir. Bitkiye elma otu veya Elma Adaçayı denmesinin sebebi bitkinin üzerinde küçük elma şeklinde kozalakları olduğundan bu şekilde anılır. Türkiye’de yabani olarak yetişen bitki kültür bitkisi olarak ta yetiştirilebilir.

Birleşimi:
Birleşimindeki en önemli maddeler;
a) Eter yağ türevleri %1,5-3,5 oranında olup bunun %40-70’ini Cineol (Sineol), %1,5-24’ünü Campfer (Kafur) ve %5-6 Thujon ve az miktarda Camphen, B-Caryophllen, Myrcen ve Pinen içerir.
b) Flavon türevleri; Salvigenin, Apigenin, Chryseriol, Hispudulin ve Luteolin içerir.
c) Ayrıca Rosmarinasit, Carnosol, Ursol ve Oeanolasit içerir.

Tesir şekli:
Antiseptik (mikrop öldürücü), antimikozit (mantarları yok edici), hafif tansiyon düşürücü, kandaki şekeri düşürücü, krampları çözücü, balgam söktürücü ve teskin edicidir.

Kullanılması:
Dallı Adaçayının birleşimindeki yüksek orandaki Cineol nedeni ile bu bitki daha çok Okaliptüs gibi etki yapıcı özelliğe sahiptir. Bu Dallı Adaçayı öksürük, üşütme, bronşit ve şeker hastalığına karşı kullanılır.

C) Misk Adaçayı, Muskat Salbei, Salvia sclarea
Ayıkulağı
Tüylü Adaçayı

Familyası:
Ballıbabagillerden, Lippenblüttengewâchse, Lamiaceae (Labiatae)

Drugları:
Misk Adaçayı otu; Salviae sclareae herba
Misk Adaçayı eter yağı; Salviae sclareae aetheroleum

Misk adaçayının kökleri hariç tamamı çay yapımında ve eter yağı elde edilerek Aromaterapisinde kullanılır.

Botanik:
Misk Adaçayının vatanı Türkiye, Kafkaslar, Türkistan ve Horasan’dır. Asıl vatanı Türkiye olan bitki günümüzde İtalya ve Fransa gibi ülkelerde daha çok yetiştirilmektedir. Yaprakları yumurta veya kalp şeklinde, 20-40cm uzunluğunda, 15-25cm eninde, kenarları kertikli ve hafif dalgalı üst yüzeyi pürtüklü, önce koyu yeşilken sonra grimsi yeşil bir renk alır. Çiçekleri uzunca bir sap üzerinde olup her boğumda 4-8pembe çiçek bulunur. Çiçeklerin hemen altında dil veya kalp şeklinde pembe kupa yaprakları vardır.

Yetiştirilmesi:
Misk Adaçayının tohumları Mart’ta yastık veya saksılara ekilerek ilkbaharda bahçe ve tarlalara ekilir.

Hasat zamanı:
Yerden 5-10cm kesilerek yaprak ve çiçekleri gölgede kurutulur ve bundan ya çay ya da eter yağı elde edilir.

Birleşimi:
Misk Adaçayının birleşimindeki en önemli maddeler;
a) Eter yağı türevleri %0,1-1,1 arasında olup en önemlileri; %45-75 Linalylasetat, %9-25 Linalool,%0,4-5 Caryophyllen ve az miktarda Terpineaon, Geraniol, Nerol, Camphen, Limonen ve α/B-Pinen Misk Adaçayı damıtılırken çok miktarda dal ve sap bulunursa o zaman çok miktarda Sclareol içerir ve buda kaliteyi düşürür.

Tesir Şekli:
Antiseptik(Mikropları öldürücü), teskin edici,iltihapları önle¬yici ve krampları çözücüdür.

Kullanılması:
Misk Adaçayı’nın çayı ile ağız içi ve yutak iltihaplarına karşı gargarası yapılır.Misk Adaçayı’nın sap ve yapraklarından eter yağ elde edilirse bu az kaliteli olduğundan bu yağ parfüm ve sabun yapı¬mında kullanılır. Çiçeklerinden elde edilen eter yağ’ı ise aroma tedavisinde kullanılır. Misk Adaçayı’nın çiçeklerinde elde edilen 1. kalitedeki Misk Adaçayı eter yağ teskin edici, sinirleri kuvvetlendirici, cinsel gücü artırıcı, tansiyonu düşürücü ve antidepresif (Depresyonu önleyici) olarak kullanılır.

D)Yüksük Adaçayı, Fingerhut Salbei, Salvia Sideritis L.
Çiçekli Adaçayı
Ege Adaçayı

Familyası:
Ballıbabagillerden, Lippenblüttengewâchse, Lamiaceae (Labiatae)

Drugları:
Yüksük Adaçayı otu;Salvia’e Sideritis Herba

Yüksük Adaçayının çayı içilir.

Botanik:
Yüksük Adaçayının vatanı Türkiye olup, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege Bölgesinde yabani olarak yetişir. Boyu 1 m ye kadar uzanan bitki karşılıklı dallara ayrılır.Her dalın üst kısmında çiçek demetleri oluşur. Ortadaki ana dalda 15-25 çiçek ve yandaki dallarda 10-15 çiçek bulunur. Çiçekleri kavrayan iki kupa yaprağı bir çanak gibi durur.Yetiştirilmesi ve hasadı aynı şekildedir.Tadı güzel olduğundan Antalya ve civarında içilir, fakat fazla incelenmediğinden fazla bilgiye sahip değiliz.

Sizde Yorum yapın