Haşhaş, Schlafmohn, Papaver somniferum

Diğer Adları:
Haşhaş, Schlafmohn, Paoaver somniferum
Afyon Çiçeği
Uykucu Haşhaş

Familyası:
Gelincikgillerden, Mohngewächse, Papareraceae

Drugları:
Afyon: Opium
Haşhaş başı: Papaveris immaturi fructus
Haşhaşın olgunlaşmamış meyvesinin (Başı) üzerinin çizilmesi ile süt gibi bir sıvı olarak ve bu sıvı bir gün sonra sertleşerek esmer yapışkan bir madde meydana gelir işte buna Afyon (Opium) denir. Afyon veya Afyon birleşimindeki alkaloitler tıpta kullanılır, fakat zehirli ve de bağımlılık yapıcı olması nedeni ile mecbur kalınmadıkça kullanılmamalıdır.

Giriş:
Bugün bilinen 30 çeşit Haşhaş türü mevcuttur, bunların en tesirlisi uyutucu Haşhaş olarak da bilinen bu tür, bu diğerleri pek kullanılmaz ve de yetiştirilmez. Haşhaşın M.Ö. 2000 yılından beri (Hithitler) insanlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Afyon (Opium) kullananların zamanla düşünemez ve çalışamaz duruma gelmeleri ve hatta bunalıma girip intihar etmeleri nedeni ile yetiştirilmesi ve kullanılması yasaklanmıştır. Haşhaş üretimi 1933`de Devlet denetimine alınması, 1954`de 35 ilde, 1970`de ise sadece 7 ilde üretimine müsaade edilmiş ve 1972`de Afyon elde edilmesi yasaklanarak sadece Haşhaş ve Tohumu üretimine müsaade edilmiştir. Türkiye’de yetiştirilen Haşhaş ve tohumları Balvadinde 1983`de kurulmuş olan Afyon Alkaloitler fabrikasında işlenir. Almanya’da müsaade almak şartı ile her sade tohumlarından istifade etmek için 10m²lik bir alana Haşhaş ekebilir ve ayrıca süs bitkisi olarak yetiştirilmesine kimse Devamini oku

Haronga, Haronga, Harungana madagascariensis

Diğer Adları:
Haronga, Haronga, Harungana madagascariensis LAM.ex.POİRET
Syn: (CHOİSY) POİRET
Hanonga  LAM.ex.POİRET

Familyası:
Kılıçotugillerden, Jojanniskrautgewaechse, Hypericaceae

Drugları:
Haronga yaprakları; Harongae folium
Haronga kabukları; Harongae cortex
Haronganın yaprakları ve kabuklarından çay, tentür ve natürel ilaç ya¬pılır.

Botanik:
Vatanı Madagaskar adası olmasına rağmen günümüzde Sudan, Tanzanya ve Nijerya gibi orta ve doğu Afrika ülkelerinde de yaygın olarak yetişir ve de yetiştirilir. Boyu 2-12m arası olabilir, yetiştiği yöreye ve toprağa göre bazen bir ağaç, bazen bir çalı görünümündedir. Yaprakları karşılıklı eliptik veya oval uçları mızrak şeklinde sivri, kenarları düz 10-20cm uzunluğunda, 5-10cm eninde, üst yüzeyinde koyu yeşil, alt yüzeyinde pas kırmızısı tüylerle donanmıştır. Çiçekleri topluca bir arada ve şemsiye görünümünde, çiçek demeti 20cm çapında, beyaz, sarı veya altın sarısı renkte, kupa ve taç yaprakları beşer adet ve 3-4adet döllenme tozluğuna sahiptir.

Yetiştirilmesi:
Afrika’nın tropik bölgelerinde yetiştiğinden Türkiye’de ancak botanik bahçelerde yetişir.

Hasat zamanı:
Sürekli yeşil olması nedeniyle hemen her mevsim yap¬rak ve kabukları toplanarak kurutulabilir.

Birleşimi:
Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Antheranoidler; Madagascarin ve Naphthodianthronlara, Hypericin ve Pseudohypericidin (Kılıç Devamini oku

Hindiba, Karahindiba, Löwenzahn, Taraxacum officinale

Diğer Adları:
Gelin göbeği
Aslan dişi
Radika
Yabani Acımarul
Üfürük çiçeği
indibaotu
İnek çiçeği
Şifalı Karahindiba

Familyası:
Bileşikgillerden, Korbblütler, Asteraceae

Drugları:
Karahindiba yaprağı; Taraxci folium kökü
radix otu ve kökü
Taraxci herba cum radix
Karahindibanın genellikle otu (yaprak, çiçek ve sapları ) ve kökü birlikte çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

Giriş:
Günümüzde Karahindibanın bir alt türü olan 50-60çeşit mevcuttur ve bunların içinden sadece Şifalı Karahindiba olarak bilinen bu tür kullanılır. Diğer türler pek kullanılmaz. Türkiye?de eskiden salata yerine kullanıldığından Yabani Acımarul diye de anılır. Avrupa?da 16. yy.a kadar bilinmeyen ve ancak 1546?dan itibaren Şifalı bitkiler kitabında yer almıştır ve bazı yazarlara göre Barbarlar (Türkler, Hunlar) tarafından Avrupa?ya getirilmiştir. Avrupalılar Hıristiyan olmayan her milleti Barbar sayarlar, oysa Türkler gittikleri yerlere Medreseler (üniversiteler), Hanlar, Hamamlar, Kervansaraylar, Sulama kanalları götürürken Avrupalılar takriben 50 milyon Kızılderili?yi 2,5 milyon Cezayirliyi vahşice yok etmişlerdir. Ayrıca Romanın kurucusu Rome ve Romelus kardeşlerde Etrüsklüdür yani Türktür.

Botanik:
Karahindiba otu şimdiye kadar incelediğimiz bitkilerden farklı bir yapıya sahiptir çünkü gövdesiz bir bitkidir. Yaprakları rozet şeklinde direkt kökten çıkarak çevresine yayılır ve bu şekil rozete benzediğinden Devamini oku

Hibiskus, Hibiküs, Hibiscus sabdariffa

Diğer Adları:
Hibiskus, Hibiküs, Hibiscus sabdariffa
Kara bamya
Afrika Bamyası

Familyası:
Ebegömecigiller, Malvengewaechse, Malvaceae

Drugları:
Hibiskus Çiçekleri: Hibisci flos
Hibiskus’un aslında çiçeklerinin kupa yaprakları ve dış kupa yaprakları çay ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Taç yaprakları ise kullanılmaz.

Giriş:
Eskiden hibiskus türleri ile bamya türleri birlikte zikredilir iken günümüzde ebegömecigillerin bir alt türevi olan bu iki tür ayrı alt gruplara ayrılmıştır. Bu nedenle hibiskus Türkiye’de kara bamya veya Afrika bamyası diye anıla gelmiştir. Almanya’da ise çok meşhur bir Yazarın (M. P.) hibiskus’dan bahsederken yanlışlıkla Japon Çiçeğinin fotoğraflarını yayınlamış ve onun botanik yapısından bahsetmiş ve bir diğer önemli yazar ise hibiskus yerine bamya’dan bahsetmesi nedeniyle zihinleri karıştır-mışlardır. Doğrusu bende önceleri çok yanılmış ve yanlışlıkla başka bitkilerin fotoğraflarını çekmiştim. Ağustos 95’de Üniversitenin botanik bahçede gezerken tesadüfen hibiskus’u görüp altındaki Latince tabala’yı okuyunca doğrusu çok şaşırdım. Fakat sonunda yüzde yüz emin olarak gönül rahatlığı ile bu bitkiden de bahsetme cesaretini kendimde buldum.

Botanik:
Genellikle bir yıllık bir bitki olup boyu 2 metreye kadar ulaşan, çok çatalı otsu bir Devamini oku

Hatmi, Eibisch, Althaea officinalis

Diğer Adları:
Hatmi, Eibisch, Althaea officinalis L.
İbiş kökü
Şifalı kök
Tıbbi kök

Familyası:
Ebegömecigillerden, Malvengewâchse, Malvaceae

Drugları:
Hatmi kökü; Althaeae radix
“ yaprağı; Althaeae folium
“ çiçeği; Althaeae flus

Hatminin kökü yaprağı ve çiçeğinin sade veya harman çayları ve kö-künden natürel ilaçlar yapılır.

Giriş:
Hatmi Ebegömecigillerin bir alt grubu olan Hatmigillerden (Althaea) olup bu gruba 30 çeşit dahildir ve bunlarda yine kendi aralarında Hatmigiller (Althaea) ve Gül Hatmi (Alcaea) giller diye ikiye ayrılır. Hatminin eski Yunancada adı Altho yani Şifalı anlamına gelmektedir. İlk defa M.Ö Mısırlılar tarafından ve sonra Romalılar tarafından başta öksürük, bronşit ve mide bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılmıştır. Vatanının Türkiye, Kafkaslar, Türkistan ve Doğu Karadeniz havzası olduğu ve Hatminin buradan önce Orta Avrupa’ya sonradan ABD’ye kadar yayılmıştır. Rahmetli annem köydeki evimizin arka bahçesinde bir düzine şifalı bitkiler; Hatmi, Sefa çiçeği, Gül Hatmi vb. yetiştirir ve onlardan merhemler, çaylar yapar veya haricen pansuman yapmada kullanırdır. Bir gün ağabeyimle anneme neden hala bu eski kocakarı ilaçları ile uğraşıyor ve zamanını harcıyorsun, artık çok etkili ve tesirli kimyasal ilaçlar var diyerek annemi o güzel uğraşından vazgeçirdiler.

Botanik:
Hatmi iki türlü köke sahiptir. Önce çocuk yumruğu gibi bir ana kök (Rhizon) ve ondan çevreye yayılan 10-50cm uzunluğunda 0,5-2cm Devamini oku