x

Bitkisel Tedavi

Belgelerimiz  bitkiseltedavi.com satış

Sığla, Styrax, Liquiamber orientalis

Ağaç | 10-20m | 4-6 Aylar | Ça,Ho,Na | Yağı

Sığla, Styrax, Liquiamber orientalis
Türk sığlası
Mia Pelenseği
Amber ağacı
Günlük ağacı

Familyası: Hamamelisgillerden, Hamamelisgewaeche, Hamamelidaceae

Drugları: Sığla yağı; Styrax balsam
Sığla ağacından elde edilen reçinenin işlenmesi ile eter yağı, balsam ve kara günlük elde edilir.

Giriş: Sığlanın bilinen dört türü mevcuttur ve bunlar: Türk sığlası: liquidam¬ber orientalis, Amerika sığlası: liquidamber styraciflua, Çin sığlası: liquidamber formosana ve Japon sığlası: liquidamber japonica’yı sayabiliriz. MÖ Fenikeliler ve Mısırlılar arasında bir ihraç ürünü olan sığla yağı Mısırlılar tarafından ölüleri mumyalamak için kullanılmıştır. Osman¬lılar tarafından Ev Hayvanlarına musallat olan haşerelere karşı ve sünnet olan çocukların yaralarının çabuk iyileşmesi için yaralara sürülmüş¬tür. Osmanlılar tarafından ihraç maddesi olan sığla yağı günümüzde unutulmuştur ve tekrar hatırlanacağı günleri beklemektedir. Amerika sığlayı ise sakız ve parfüm yapımında kullanılmaktadır. Vatanı Türkiye’ nin Muğla ili ve çevresi olan bitki Suriye, İran, Honduras ve Gueta¬malada’da yetişmektedir.

Botanik: Sığla ağacı 10-20metre boyunda çınar görünümünde ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları beş loplu lopların ucu sivrice geriden yaprak yıldız gibi görünür, çünkü topların büyüklüğü ve yapısı bunu gösterir. Yaprakları açık yeşil renkli, uzun saplı, kenarları hafif kertikli ve sonbaharda yaprakları sarı veya bakır rengine dönüşür. Çiçekleri küre şeklinde üzeri küçük kırmızımsı çiçeklerle bezenmiştir ve olgunlaşınca dikenli kozalağa dönüşür ve grimsi yeşil renk alır.

Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye’nin güney batısı, hatta Muğla ili ve çev¬resi ile sınırlı alandır. Fakat Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde çok rahat yetiştirilebilir, çünkü Frankfurt gibi soğuk sayılabilecek bir şehirde dahi yetişmektedir.

Hasat zamanı: Mart ortalarından Nisan sonuna kadar sığla ağacının gövdesi üzerinde 3-6 adet yara açılır ve buradan çıkan sıvı (bitki özü) kabuk üzerinde donarak kristalleşir. Temmuz ve Ağustos aylarında kristal kütle (reçine) ve kabuk soyularak toplanır. Kaynar suya konarak odun, balsam ve eter yağı ayrılır. Reçine kaynatılmamalıdır, çünkü bir¬leşimindeki eter yağı yok olur. En iyisi su buharı ile damıtmaktır. Böylece birleşimindeki eter yağı yok olmaz.

Birleşimi: Bileşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Sinamikasit %30 civarında olup onu %20’le Cinnameinler (Sinamikasitesterler), Sinamikasitbenzylester, Benzoikasit ve Benzoikasitbenzilester
b) Ayrıca reçine, eter yağı ve vanillin içerir.

Tesir şekli: Antiseptik (mikropları öldürücü), balgam söktürücü, iltihap¬ları önleyici, yaraları iyileştirici ve antiparazit etkilere sahiptir.

Kullanılması:
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Sığla yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin mesane rahatsızlıklarına karşı A. Itır, Çuha kökü, Sinirli ot, Güneş gülü,

ZYE preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir.
b) Aromaterapide: Sığla eter yağı başta öksürük, boğmaca, bronşit, astım ve mide bağırsaklarına karşı kullanılır. Ayrıca parfüm, şampuan, sabun ve

sakız yapımında kullanılır.
c) Sığla yağı bronşit, öksürük, mide rahatsızlıkları ve hazımsızlığa karşı kullanılır. Haricense mantar, uyuz ve kaşıntılı yaralara karşı kullanılır.

Merhemi: Sığla merhemi yapmak için 100gram parafin ve 100gram vazelin bir kaba konur ve içinde kaynar su olan başka bir kapta eritilir ve içine sığla yağı ilave edilir, soğuduktan sonra buzdolabına konur. Şişe sıcak havalarda buzdolabında soğuk havalarda ise serin yerlerde mu-hafaza edilir.

Eter yağı: Sığla reçine ve kabukları su buharı ile damıtılarak üç farklı madde elde edilir ve bunlar eter yağı, balsam ve kara günlük adı ile anılan odun talaşlarıdır. Kara günlük yakıldığında çevreye güzel bir koku yayar. Eter yağından günde 3-4defa 1-2 damla bir kesme şekere veya bir parça ekmekle alınır. Sıla yağından 5 ml 25 ml kılıç ot yağı ile karıştırılarak günde 3-4defa iyileşmeyen yaralara sürülür.

Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur.
B) Sumatra Sığla ağacı, Sumatra Styrax, Styrax benzoin
Sumatra sıra ağacının birleşiminde yüksek oranda sinamikasit içerir, bu nedenle de genellikle deri hastalıklarından: uyuz, kaşıntı ve kabarcıklı yaralara karşı kullanılır.

C-) Siam Sığla ağacı, Siam Styrax, Styrax tonkinesis
Tayland’da yetişen bu türün birleşiminde yüksek oranda benzoitasit (aselbendasit) içerir. Bu nedenle genellikle bronşit, boğmaca ve astıma karşı kullanılır.

D) Peru balsam, Peru balsam, Myroxylon balsamum
Peru balsam aynen Türk sığla ağacının özeliklerine benzer ve aynı şekilde kullanılır.

Servi, Zypresse, Cupressus sempervierens

Ağaç | 15-30m | 4-5 Aylar | Ça,Ho,Na | Yaprak, Kozalak ve Eter yağı

Servi, Zypresse, Cupressus sempervierens
Selvi
Tıbbi Servi
Adi Servi

Familyası: Servigillerden, Zypressebgewaeche, Cupressaeae

Drugları: Servi Yağı: Cupressi folium
Servi Kozalağı: Cupressi fruktus
Servi Eteryağı: Cupressi aetheroleum
Servi yaprağı sürgünü ve kozalağı çay, tentür, eterikyağ ve natürel ilaç yapımında kulanılır.

Giriş: Servinin bilinen iki önemli alt türevi vardır ve bunlarda tıpta aynı şekilde kullanılır. Piramit Servisi: cupressus sempervierens ssp. Pyramidalis (horizontalis) ve Sütun veya silindir servisi: cupressus semper-virens ssp. fastigiata diye anılır. Sütun Servisinin dalları dikine ve piramit servinin dalları ise yataydır bu nedenle de biri silindir selvisi, diğeri ise piramit servisi diye anılır. Servinin vatanı Türkiye ve Kıbrıs olup buradan zamanla dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Asıl vatanı Türkiye olan bitkiden Türkiye

değil başka ülkeler istifade etmektedir. Yaprak ve kozalaklarından çeşitli eter yağı ve natürel ilaçlar yapıl¬maktadır. Tarihte ilk defa Anadolu’nun eski halkları tarafından sonrada eski Yunanlı ve Romalılar tarafından kullanılmıştır ve günümüzde ise batı Avrupa ülkeleri tarafından kullanılmaktadır.

Botanik: Servinin dal ve yaprakları dikine yükselerek bitkiye geriden ba¬-kınca sütun görünümü verir ve bu ağaç 2000 hatta 3000 yıl yaşayabilen nadir bitkilerden biridir. İç Andoluda dikine yükselen silindir şe¬kil¬de tepesi hafif sivrice olan ve geriden Serviye benzeyen kavağada servi denir. Fakat bu yanlış bir adlandırmadır. Servinin çamgillerin alt¬grubu olan servigiller familyasina ait bir bitkidir. Yaprakları 0,5-1mm çapında pul veya yumurta şeklinde dört sıra halinde ince sapları sarar. Servi Nisan veya Mayıs’ta çiçek açar, erkek çiçek 4-8mm, dişi çiçeklerinden zamanla kozalaklar meydana gelir. Kozalakları (meyvesi) 2,5-4cm ça¬pında önce yeşil, sonra olgunlaşınca kahverengimsi esmer renkte, üzeri düzensiz şekilde sert kalın, odunsu, kalkan gibi 8-15 parçadan meydana gelen bir kabuğu vardır ve küre şeklindedir.

Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye olan Servi Türkiyenin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde problemsiz yetişir.

Hasat zamanı: Yaprakları yılın hemen her ayında toplanabilir, fakat Nisan-Mayıs ayında toplanırsa daha iyidir. Kozalakları tam olgunlaşamadan yani yeşilken toplanır çay veya tentürü yapılır.

Birleşimi: Yaprak ve sürgeünlerinin birleşimindeki en önemli maddeler;
a) Eter yağı türevleri %1-2 oranında olup en önemlileri; D-Camphen (Kamfen), Furtural, Caren, Cymen, P-Cymol (P-Simol), Fenchen, α-Pinen, Sabinol, Silvestren, Terpineol, Cadinen (Kadinin) sayabiliriz.
b) Ayrıca Tanin terpenler ve Sesquiterpenler içerir.
Kozalakları (meyvesi) Tanin, Flavonitler ve eter yağı içerir.

Tesir şekli: İshali önleyici, iç

kanamaları önleyici, balgam söktürücü, teskin edici, damaralrı büzücü ve kuvvvetlendirici, konsantrasyonu artırıcı, terletici ve krampları önleyicidir.

Kullanılması:
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar ya¬pıl-mamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Servi yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin astıma karşı Çörek, Duvar sarmaşığı, Meyhaneciotu, A. Itırı prepa-ratları veya Gökçek İksiri daha etkilidir.
b) Aromaterapide: 1) Yaprak ve sürgünlerinden elde edilen eterik yağ başta öksürük, bronşit, boğmaca, astım, nezle boğaz ağrısı ve üşüt-meye karşı kullanılır. 2-) Kozalakları: Basur, varis, ayak kokuları, ishaller, iç kanama ve çocukların yatağı ıslatmasına karşı kullanılır.

Çay: İki tatlı kaşığı servi yaprağı ve sürgünü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su konu ve 5-10 dakika bekletildikten sonra süzülerek içilir. Ayağı kokanların bu demle ayak banyosu yapmaları ve basu¬ru olanların bu demle taharetlenmeleri uygundur. Ayak banyosu için 15-20gr kozalak tozu 3lt kaynar suda demlenir ve ayak banyosu yapılır.

Aromaterapide: Servi yaprak ve sürgünleri su buharı ile damıtılarak eter yağı elde edilir ve bu yağdan günde 3-4defa 2-3damla bir parça ekmek veya kesme şeker ve yahu da bir kahve kaşığı bala damlatılarak alınır. Ehalasyonu yapılacak ise 1lt kaynar suya 6-8damla Servi yağı damlatılarak 10-20dak buharında durulur ve hastanın üzeri büyük bir havluyla örtülüdür.

Homeopati’de: Servi kozalağı tam olgunlaşmadan yeşil iken toplanır, ince kıyılır ve 100gr’ı bir şişeye konur ve de üzerine 500ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de<<Zypressen>>adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla alınabilir.

Yan tesirleri: Tarife uyulursa bilinen bir yan tesiri yoktur.

Senaga, Senaga, Polygala senega

Çok Yıllık | 0,2-0,4m | 5-8 Aylar | Ça,Ho,Na | Kökü

Senega Senega Polygala senega
Çıngırak Yılan kökü
Amerika Senega otu
Amerika Sütotu
Tıbbi Sütotu
Şifalı Sütotu

Familyası: Sütotugillerden, Kreuzblumengewaechse, Polygalaceae

Drugları: Senega kökü; Senagae radix
Senaga otunun sadece kökü çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kul-lanıdır.

Giriş: Kuzey Amerika Kızılderilileri tarafından yılan sokmasına karşı kul-lanınmış ve bu nedenle bu nedenle çıngırak yılan kökü diye anılmıştır. Polygala ise sütlü anlamına gelir ve bu nedenle de sütotu diye de anılır. Dünyada oldukça çok sütotu türü mevcuttur, fakat bunlardan en önem¬lisi Kuzey Amerika da yetişen şifalı sütotudur. Ayrıca Anadolu sütotu: polygala anatolica, Japon sütotu: polygala tenuifolia, Acı sütotu: p. amara, Adi sütotu: p. vulgaris, Brezilya sütotu: p.cyparissias’ın aynı şekilde etkili olabileceği ve aynı şekilde kullanılabileceği iddia edilmek¬tedir. Fakat bu bitkiler üzerinde yeterince araştırma yapılmamıştır.

Botanik: Asıl vatanı kuzey Amerika olan bitkinin öneminin artması ne¬de-niyle bazı Avrupa ülkeleri ile Hindistan ve Rusya’da da yetiştirilmektedir. Bitki 20-40cm boyunda dikine yükselen ve kökten çatallaşarak çoğalan bir bitkidir. Kökleri 20cm uzunluğunda 1cm kalınlığında dikine kazık gibi veya iğ şeklinde toprağa girer. Yapraklarının kenarları bütün, orta ve üst kısmındaki yaprakları mızrak veya oval şekilde ve tüysüzdür. Çiçekleri bitkinin sapının üst kısmında olup salkım şeklinde bir aradadır. Kupa yaprakları beş adet olup 3’ü dışa 2’si içe doğu dönüktür. Taç yapakları ise değişerek boru şeklini almıştır. Meyveleri yeşilimsi yuvarlak kapsül şeklindedir.

Yetiştirilmesi: Kuru, taşlı ve aydınlık ormanlarda kendiliğinden yetişen bitki Türkiye’de çok rahatça yetiştirilebilir.

Hasat zamanı: Eylül ve Ekim aylarında sökülen kökleri temizlendikten sonra havadar ve kuru yerlerde özel olarak kurutulur.

Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Saponin türevleri (Triterpenglikozitler) %6-12 arasında olup bunlardan Senegasaponin A-D veya Senegasaponin I-II diye adlandırılırlar. Ana gövdeye Presenegin denir. R1 ve R2’ye çeşitli sakkaorzlar bağlanarak Senegasaponin türevleri oluşur.
b) Ayrıca %5 sabit yağlar, Xanthol türevleri, eter yağları, acı maddeler, pektin, zamk ve reçine içerir.

Tesir şekli: Balgam söktürücü, göğüs yumuşatıcı, süt artırıcı, terletici, kuvvet verici, idrara söktürücüdür.

Kullanılması:
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapıl-mamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Senaga yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin nefes yolları rahatsızlıklarına karşı A. Itır, Kekik, Sinirli ot, Duvar sarmaşığı, Çörek preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir.
b) Komisyon E tarafından 13.03.1986 tarih ve 50 nolu monografi bildi-risinde senega kökünden elde edilen çay ve de damlanın yukarı nefes yollarını üşütme ve nezlesine karşı etkili olacağı beyan edilmiştir.
c) Halk arasında kronik bronşit, balgamlı ve kuru öksürük, astım, difteri (kuşpalazı), gırtlak iltihaplanması buy viagra ve zatürree’ye (pnömoni) karşı kullanılır.
d) Homeopati’de başta ses kısılması, bronşit, zatürree, balgamlı ve tah-rişli öksürüğe karşı kullanılır.

Çay: İki kahve kaşığı senaga kökü ince kıyıldıktan sonra demliğe konur ve üzerine 300–500ml kaynar su ilave edilir ve 5–10 dakika sonra süzülerek çayı içilir.

Çay Harmanları:

Gökçek Bronşit çayı;
>30 gr Sinirli ot
>20 gr Senega kökü
>30 gr Keklik otu
>10 gr Çördük otu
>10 gr Meyan kökü

Gökçek Öksürük çayı;
>20 gr Öksürük otu
>20 gr Keklik otu
>20 gr Senega kökü
>20 gr Ebe gömeci çiçeği
>20 gr Hatmi kökü

Gökçek boğmaca ve kronik bronşite karşı çay;
>30 gr Öksürük otu yaprağı
>30 gr Kekik otu
>20 gr Senega kökü
>20 gr Güveotu

Gökçek Öksürük ve bronşit çayı;
>30 gr Kekik otu
>15 gr Calba çiçeği
>15 gr Ebe gömeci çiçeği
>10 gr Hatmi kökü
>10 gr Öksürük otu çiçeği
>10 gr Meyan kökü
>10 gr Senega kökü

Homeopati’de: Kurutulmuş Sebega kökünden 20-30gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 100ml %70’lik alkol ilave edilir. şişe iki günde bir çalkalanır. 4-6hafta süzülerek Homeopati’de <<Senega>>ismi ile anılan tentür elde edilir.Bu tentürden günde 3-4defa 4-6hafta süre ile alınır.

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Mukozanın kuru ve yanıcı hissedilmesi
2) Gözün sıracalı imiş gibi iltihaplanması
3) Zayıf görme
4) Öksürük, ağrı verici ve çok şiddetli olması
5) İdrar yaparken acı hissetme ve idrarın sümüksü ve kabarcıklı olması

Yan tesiri: Senaga kökünün bilinen bir yan tesiri yoktur, fakat aşırı mik-tarda alınırsa kusturur ve de mide ve bağırsakları tahriş eder.

B) Acı Sütotu, Bittere Kreuzblümchen, Polygala amara
Alttaki yaprakları 4–6 cm büyüklüğünde, ters yumurta şeklinde, orta ve yukarıdaki yaprakları ise

oldukça küçüktür. Çiçekleri tepede salkım gibi bir arada Pembemsi leylaki veya morumsu leylaki renkte olabilir. Kul¬lanılması aynı Senega gibidir.

Selamotu, Liebstöckel, Levisticum officinalis

Çok Yıllık | 1-2m | 7-8 Aylar | Ça,Na | Kökü

Selam otu, Liebstöckel, Levisticum officinalis
Kurtbağrı
Şifalı Selam otu

Familyası: Maydanozgillerden, Doldengewaechse, Apiaceae

Drugları: Selam otu

kökü; Levistici radix
Selamotunun kökü çay ve natürel ilaç yapımında kullanılır ve nadiren de köklerinden elde edilen eter yağı kullanılır.

Giriş: Selamotunun üç türü vardır ve bunlar Şifalı Selam otu; levisticum officinalis, Kafkas Selam otu; levisticum caucasicum, Pers Selam otu; levisticumpersicum’u sayabiliriz. Selamotunun Türkistan’dan İran’a, ora-dan da Anadolu ve Avrupa’ya yayılmıştır. Romalılar tarafından idrar sök-türücü olarak kullanılmıştır.

Botanik: Selam otu 1-2metre boyunda çok yıllık, dikine yükselen, ça¬tallı, gövde boru gibi içi boş ve gövde ile kök arasında bir önceki yılın yaprak sapları bulunur. Yaprakları 50-70cm uzunluğunda 40-60cm enin¬de olup, bu yaprakta karşılıklı olarak dizilmiştir. Ana yapraklar yan yapraklardan oluşur. Yan yapraklarda tekrar parça yapraklardan meydana gelir. Parça yaprakların kenarları dişli veya hafif loplu, oval şekilde ve mavimsi yeşil renklidir. Çiçekleri 7-15cm çapında bir şemsiyecikler de¬metinden meydana gelir. Bir şemsiyecikte 20-30küçük çiçek bulunur ve 12-20şemsiyecik bir şemsiyeyi meydana getirir. Taç yaprakları tak¬riben 1mm büyüklüğünde soluk sarı renkli, eliptik ve kupa yaprakları geri doğ¬ru kıvrıktır.

Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye, Kafkaslar, Horasan ve Türkistan olan bit¬-ki Türkiye’nin hemen her yöresinde rahatlıkla problemsiz yetiştirilebilir.

Hasat zamanı: Ancak iki yıllık bitkinin kökleri sökülerek temizlenir, kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir.

Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Eter yağı türevleri %0,4-1,7 arasında olup iki önemli gruba ayırmak mümkündür; 1) Alkylphthalitler %70 civarında olup en önemlileri %30-60 oranında Cis ve Tran-Ligustilid, %25-30 3-Butylphthalid ve ayrıca Cis-trans-butylidenphthalid (=Ligusticumlacton) ve 3-Butyl-4,5-dihydropthalid (=Sedamenolid) 2) α- ve β-Pinen, Citronellal, β-Phellandren, Pentylbenzol ve Pentylcyclohexadien
b) Kumarinler %0,1-1 olup 1) Kumarinler; Cumarin ve Umbelliferon 2) Furokumarinler; Bergapten ve Psoralen
c) Polyacetylenler; %0,06, (+)-Falcarindiol
d) Organikasitler; Ferul asit, benzoe asit, angalica asit ve izovalerian asit

Tesir şekli: İdrar söktürücü, hazmettirici, mikropları öldürücü ve ilti¬hap-ları önleyicidir.

Kullanılması:
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf

bir şifalı bitkidir. Selam otu kökü yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin böbrek taş ve kumlarına karşı A. Başak otu, Isırgan otu preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir.
b) Komisyon E’nin 01.06.1990 tarih ve 101 nolu monoografi bildirisine göre başta idrar yolları iltihaplanmasına karşı ve böbreklerdeki kum oluşmasını önleyici olduğu beyan edilmiştir.
c) Aromaterapide selam otu eter yağı karaciğer ve safra rahatsızlıkları ve de mide asidi fazlalığına (hiperasidite) karşı kullanılır.
d) Halk arasında başta idrar yolları iltihapları ve böbrek kumlarına karşı kullanılır. Ayrıca nadiren de olsa mide rahatsızlıklarına karşı ve kanı temizleyici olarak kullanılmıştır.

Çay: İki tatlı kaşığı selam kökü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzü-lerek içilir.

Çay Harmanları:

Gökçek idraryolları çayı;
>25 gr Selam kökü
>25 gr Kayışkıran kökü
>25 gr Ardıç kozalağı
>15 gr Meyan kökü
>10 gr Ayrıkkökü

Gökçek Mesane ve böbrek çayı (iltihaplı hastalıklarda);
>35 gr Ardıç kozalağı
>15 gr Selam otu kökü
>15 gr Kayışkıran kökü
>15 gr Meyan kökü
>10 gr Ayrıkkökü

Gökçek Böbrek ve mesane çayı (enfeksiyonda );
>20 gr Ayı üzümü yaprağı
>10 gr Altın başak otu
>10 gr Orta sifon yaprağı
>10 gr Selam otu kökü
>10 gr Ayrıkkökü

Gökçek Böbrek ve mesane çayı (mesane ve böbrek iltihaplarına)
>20 gr Altın başak otu
>20 gr Hindiba otu ve kökü
>20 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Ardıç kozalağı
>10 gr Selam otu kökü
>10 gr Ayrıkkökü

Gökçek böbrek ve mesane çayı (idrar söktürücü ve krampları önleyici);
>25 gr Ardıç kozalağı
>25 gr Altın başak otu
>25 gr Atkuyruğu otu
>15 gr Selam kökü
>10 gr Ayrıkkökü

Gökçek Mesane ve Böbrek çayı
>25 gr Atkuyruğu otu
>25 gr Ardıç kozalağı
>20 gr Ortosifon yaprağı
>10 gr Ayrıkkökü
>10 gr Akhuş yaprağı
>10 gr Selam otu kökü

Aromaterapisi: Selam otu kökü su buharı ile damıtılarak eter yağı elde edilir ve bu yağdan günde 3-5defa 1-2damla bir parça ekmek veya şekere damlatılarak alınır.

Ekstresi: Selam kökü etanol ve su ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre natürel ilaç yapımında kullanılır.

Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat aşırı veya uzun süre kullanılması halinde ışınlara karşı duyarlı olduğundan kaşıntı yapabilir. Hamile bayanların

Sedir,Zeder, Cedrus libani

Sedir,Zeder, Cedrus libani
Katran Ağacı
Sarıkatran Ağacı
Toros Sediri
Türk Sediri
Esmer Sedir

Familyası: İğneyapraklilardan, Kieferngewaechse, Pinaceae
Drugları: Sedir odunu: Cedri lignum
Sedir Eteruağı: Cedri aetheroleum
Sedir Yaprağı: Cedri folium
Sedirodunu ve dalları talaş haline getitirldikten sonra subuharı ile damıtılarak (destilasyonu yapılarak) eteryağı eldeedilir. Yaprak ve kozalaklarının çayı içilir.

Giriş: Sedirgiller iğneyapraklıların biraltgrubu olup bilinen 4 önemli altürü mevcuttur. Bunlar Türk Sediri (Lübnan Sediri): cedrus libani, Atlanta Sediri: Cedrus atlantica, Himalaya Sediri: cedrus deodora ve Kıbrıs Sediri: cedrus previfoliayı sayabiliriz.

Bu Sedirlerden genelikle Toros ve Atlanta Sedirinin eteryağları dah yaygın olarak kulanılır. Atlas Sediri Fas, Tunus, Cezair ve Fransada daha yaygın olarak yetiştirilirken,Toros Sediri Türkiyenin Toros dağları, Beydağı, Sultandağı, Çukurova, Hatay ve Mersin civarında daha yaygın olarak bulunmaktadır.

Eskiden Osmanlılar tarafından sarıkatran ağacı diyede anılan Toros sedirinden sarı katran eldeedilir ve tonlarca Avrupaya satılırdı. Zamanla Atlanata Sedirinin odunundanda eterik yağ eldeedilerek Aroma tedavisinde ve kosmetikte kulanılmaya başlandı.

Günümüzde Toro Sedirinin daha üstün nitelikte olduğunun anlaşılması ile birlikte yeniden büyük kazanmaya başaladı. İğneyaparklıların bir alt türevi olan çamgilleri ayrıca incelememizin sebebi drugunun (kulanılan kısmı) ve kulanılış alanlarının farklı olması nedeni iledir.

Botanik: Toros Seirinin boyu 40 metreyi bulabilir, gövde yuvarlak esmer veya kırmızımsı kahverenkli üzeri noktalı dalları aşağı doğru sarkık bu nedenle geriden şadırvan görünümündedir.

Yaprakaları iğne şeklinde 20 ila 40 tanesi topluca bir arada, kozalakları silindirimsi yumurta şeklindedir. Tros Sedirine haşereler yakalşmadığından bu ağaç 2500 yaşına varabilmektedir. Bugün Lübnanda korunmaya alınmış 2000 yaşında 400 sedir ağacı bulunmaktadır.

Atlas sedirinin gövdesi grimsi, yaprakları grimsi veya mavimsi yeşil renkte olup ağaç dikine yükselir ve dalları yukarı doğrudur.

Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiyenin Akdeniz bölgesi olan sedir tabiiki çok rahat yetişir ve herhangi bir özene gerk yoktur. Aslında güzel kokusu yaprak ve kozalaklarının birçok hastalığa karşı çayının içilmesi nedeniyle en önemli bir bitkidir. Almanya gibi soğuk bir ülkede yetişebilen sedirin Türkiyenin hemen her yöresinde rahatlıkla yetişmesi gerekir.

Hasat zamanı: Genelikle Mayıstan-Kasıma kadar sedirodunu ve dalları ince kıyılarak

talaşı veya tozu eldeedildikten sonra subuharı ile damıtılır (destilasyonu yapılır) ve eter yağı eldeedilir. Eskiden sarı kantaron eldeetmek için özel fırınlar yapılmış ve buralarda yakılan sedir odunundan sarı kantaron eldeedilmiştir.

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Kulanılması: a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Sedir yerine daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin öksürüğe karşı A. Itır-, Limon-, ZYE-, Sinirliot-, Güneşgülü preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir.

b-) Aroma tedavisinde başta: sinirlilik, korku, nevralji, öksürük, bronşit, akne, sivilci, idrar yollarının iltihaplanması ve derinin kaşınmasına kaşı kulanılır.

c-) Halkarasında yaprak ve kozalaklarının çayı içilirse ağız içindeki iltihapları, yaraları, dişetindeki iltihapalr ve yaraları önler, öksürük, bronşit, sinirlilik, uyuyamama ve idrar yolları iltihaplanmalarını iyileştirir. Katran ise ev hayvanalarına musallat olan ve deri hastalıkları yapan parazitlere karşı kulanılır.

Çay: Bir tatlı kaşığı sedir yaprağı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynarsu ilaveettikten sonra 5-10 dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

Aromaterapide: Subuharı destilasyonu (damıtması) ile eldeedilen eteryağından 2-3 damla bir kesme şekere, bir parça ekmek veya bir kahve kaşığı balla alınır. Oda, Büro veya

bulunduğunuz mekanın havasını değiştirmek için 8-10 damla aroma lambası, aroma konisi veya bir baradak suya damlatılır. Şayet nefesyolları rahatsızlıklarına karşı kulanılacaksa 2-3 damla şekerle veya ekmekle alınır veya 8-10 damla ile enhelasyonu yapılır. İksirlerde aynı sade eteryağı gibi kulanılır.

Yantesiri: Tarife uyulursa yantesiri yoktur, fakat uyulmazsa eterik yağının sert olması nedeniyle sağlığa zarar verir.

Peygamberimiz: Sedir ağacını kesene Allah lanetetsin buyurmuşlardır. Ayrıca Müslüman olmak isteyenlere sedir yapraktozu ile banyo yapmalarını tavsiye etmiştir. Yine Peygamber Efendimiz cünüplükten kurtulmak, temizlenmek için ve cenazeleri yıkamak için sedir yapraktozunu veya sedir yağı ile yıkanmasını tavsiye etmiştir. Günümüzde şayet sedir yaprağı bulunamazsa sadir yağı kulanılabilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.